Alkol, beynin ön bölgesinde yer alan ve yargılama, karar verme, kendini kontrol etme ve risk değerlendirmesi ile ilişkili alanları özellikle etkiler. Düşük promil seviyelerinde bile kişi kendini daha rahat, daha sosyal ve özgüvenli hissedebilir; ancak bu aynı zamanda daha dikkatsiz, impulsif ve risk almaya yatkın davranışlara da zemin hazırlar. Promil yükseldikçe, koordinasyon, denge ve konuşma bozulur, duygusal dalgalanmalar artar.
Günlük hayatta bu durum; gereksiz tartışmalara girme, agresif davranışlar sergileme, korumasız cinsel ilişki, kayıtsız harcama yapma gibi riskli tercihlere yol açabilir. Trafik ortamında ise hız sınırlarını umursamama, ani şerit değiştirme, kırmızı ışık ihlali ve alkollü halde direksiyon başına geçme gibi ciddi tehlikeler ortaya çıkar. Bu nedenle, “birazını kaldırabiliyorum” şeklindeki kişisel algılar, bilimsel verilerle çoğu zaman bağdaşmaz.